Daha önce de başıma gelen bir durum bu, yazıya nasıl başlayacağım konusunda kararsızlık yaşıyorum. Kararsızlığımın en temel nedeni de Dune denildiğinde zihnimde uyanan onlarca düşünce. Dile kolay Dune oyunlarıyla 30 yıllık bir geçmişe sahip olup da bunun 21 yılını yeni bir oyun bekleyerek geçirince insan ister istemez nereden başlasam diye düşünüyor.

1992’deki ilk buluşma da önemliydi elbette, ama esas Dune 2 ile hafızalarımıza kazındı seri. Gerçek zamanlı strateji oyunları için yeni bir milat olmuş, bizler için yepyeni bir yol açmıştı. Sonrasında niyeyse bu kadar etkili bir oyun daha gelmedi ve uzun bir sessizlik dönemine girildi. Neyse ki artık bu dönemin sonuna geldik; erken erişimde de olsa yeni bir Dune oyunumuz var.

Erken erişimde olduğu için öyle çok detaylı bir inceleme olmayacak belki. Ama elimden geldiğince bunca yıllık hasretin ardından ilk göz ağrılarımızdan birisiyle yeniden buluşmanın benim için nasıl bir deneyim olduğunu artısıyla eksisiyle anlatmaya çalışacağım. Sözü daha fazla uzatmadan, buyurun “Baharat Savaşları”mıza doğru yol alalım…

Aşırı analiz, gerçeğin düşmanıdır.

Kadim Fremen Atasözü

Dune: Spice Wars; “4X unsurları da içeren bir GZS” olarak tanımlanan oyunlardan. Bunun pratikteki karşılığı; şehirlerinizin üzerine titremeniz, bir gözünüzü mutlaka kaynaklarınız üzerinde tutmanız, bir yandan teknoloji ağacının dallarında bir o yana bir bu yana zıplayıp öbür tarafta da diplomaside ve ticarette hünerlerinizi konuşturmanız şeklinde özetlenebilir. Peki bunun Spice Wars için geçerliliği var mı? Kısmen evet, kısmen hayır. Ki bu da bir anlamda makul görülebilecek bir durum, zira henüz erken erişimde olan bir oyundan bahsediyoruz. Elbette, daha alınması gereken bir mesafe söz konusu; ama bu haliyle de keyifle oynanabilecek, bir yandan da geleceğe dair ümit veren bir oyun var karşımızda.

Bunu sağlayan en temel özellik, orijinal esere elden geldiğince sadık kalınırken bir yandan da eskilerin bir kopyası gibi hissettirmemesi. Bu noktada belirtilebilecek ilk farklılık oyunun görsel tarzı -ki bu konuda başarılı bir iş çıkarıldığını düşünenlerdenim. Kendi ifadeleriyle “art deco” tarzında bir görsel tasarım benimsenmiş durumda ve bu haliyle bence göze hoş geliyor. Ama sadece iyi görünmesi yeterli değil, öyle değil mi sevgili Oyungezerler? Aynı zamanda oynanış kısmıyla da bunu desteklemesi lazım -ki orada da fena bir iş çıkarılmamış. Bir yandan geçmişi de anımsatan, bir yandan da farklılaşan kısımlardan birisi de burası.

Oyunda 4 fraksiyon yer alıyor: Atreides, Harkonnen, The Smugglers ve Fremen. Bu 4 fraksiyon, birbirlerinden görsel yönden ayrılmanın yanında seçtiğiniz konsey üyelerinin sağladığı avantajlar ve oynanışta öne çıkan özelliklerle de farklılaşıyorlar. Örneğin; Harkonnen Hanesi ile askeri operasyonlara odaklanabilir, The Smugglers ile ticaretteki hünerinizi konuşturmaya çalışabilirsiniz.

Araştırma alanları ise, 4 fraksiyon için de ortak. Fraksiyona özel araştırma alanları eklenmesi ya da fraksiyonların öne çıkan özellikleriyle araştırma alanlarının örtüştürülmesi daha iyi olabilirdi, belki de ileride böyle yapılacaktır, şu an için bir yorum yapamıyorum bu konu hakkında.

Oyunun elinin kuvvetli olduğu bir nokta, kaynak yönetimi konusunda sizleri diken üstünde tutmayı başarması. Tam “Oh be, en sonunda toparladık” derken, bir bakıyorsunuz hazinenizdeki Solari, yaz ortasında güneş altında kalmış buzdan daha hızlı erimeye başlamış. Yahu daha demin para basmıyor muyduk, ne oldu şimdi? Az önce o füze rampalarını dikerken bakım maliyetlerine göz atmış mıydınız efendim? Ya da “Dur şu yeni ele geçirdiğim köyden hallice şehri de asker ile doldurayım” derken hazineye yüklediği maliyeti hesaba katmış mıydınız? Askerleri haritanın öbür ucuna yollayıp da çöl ortasında ikmalsiz kalıp ölmelerine sebep olurken aklınız neredeydi acaba? Şeyh Hulud’un yavruları usul usul sokulurken, “Kumsolucanı geliyor!” uyarılarını görmezden gelip yem ettiğiniz askerlere ne demeli?

Bu örnekler böyle uzar gider. Sizin anlayacağınız, oyunda ipleri elinizden bir an bile bırakmamanız gerek. Yoksa işler çok hızlı bir şekilde kontrolden çıkıveriyor, siz de acılar içinde izlemek durumunda kalıyorsunuz. Zaten strateji oyunlarını bu kadar zevkli kılan da böyle detaylar değil mi 🙂

Oyunda zafere uzanmanın yolları Domination, Hegemony, Political. Dilerseniz Hegemony ve Political tercihlerini kapatabiliyorsunuz tabii, ama hepsinin açık kalması bence işi daha heyecanlı, rekabeti daha canlı tutuyor.

Zafere uzanmak için, yapılacak çok iş var elbette. Yerleşim yerlerini ele geçirecek, binalar inşa edecek, ordular kuracak, düşmanlarınızı teker teker avlayacak, yeri gelecek ajanlarınızla operasyonlar yapacaksınız, düşmanlarınızın kaynaklarını zehirleyeceksiniz mesela.

Bir yandan da rastgele gelişen olaylar mevcut. Belirli bir süre içerisinde hamle yapmanızı gerekli kılan bu olaylar; “Dune evreninde sıradan bir gün” dedirtebilecek detaylara gebe. Kimi zaman Uzay Loncası niyeyse hiç hatırlamadığınız bir borcunuz olduğunu söylüyor ve bir anlamda sizden haraç kesmeye çalışıyor, kimi zaman IX gezegeninden misafirleriniz sizinle iş birliği yapmak istiyor. Bu durumlarla karşılaştığınızda, hangi tercihi yapacağınıza karar vermenizin yanında o tercihi yapabilmek için gerekli şeyleri de yerine getirmeniz gerekiyor; örneğin belirli bir bina türünden belli sayıda inşa etmek ya da belirli sayıda yerleşim yeri işgal etmek gibi.

Bunun haricinde bir de Landsraad kararları kısmı var. Sık sık konsey toplantıları yapılıyor ve belirli konularda kararlar alınıyor. İşte bu kararlardan sizin çıkarınıza olacakları seçip kendi lehinize veya rakipleriniz aleyhine sonuçlanmasını sağlamaya çalışıyorsunuz. Bunun için de yine oyundaki kaynaklardan birisini, otoritenizi kullanmanız gerekiyor. Landsraad kararlarını küçümsemeyin derim, bir sonraki karara kadar işinizi kolaylaştırabilir veya bu çölleri sizin için tam anlamıyla cehenneme çevirebilir.

Hazır işin siyaset boyutuna geçiş yapmışken, diplomasi ve ticaretten de kısaca bahsetmiş olayım. Kaynak yönetiminin önemine işaret etmiştim. Her kaynaktan yeterince elde edemeyebilirsiniz ama diğer fraksiyonlarla yapacağınız ticaret, eksik kalan kısımları tamamlamanıza imkân veriyor. Bir de “ben tek, siz hepiniz” formülü çok da işlemiyor, dolayısıyla fraksiyonlardan en azından birisini kendi safınıza çekmeniz, en azından size karşı nötr kalmalarını sağlamanız, bir anda hazin sonla karşılaşmamanız için önemli 🙂

Güneşten merhamet dilenmez.

“Muad’Dib’in Istırabı” Stilgar’ın Tefsiri

Bana göre oyunun şu aşamadaki en ciddi eksiği hikayesi ya da senaryo modu diyebilirim. Elbette bunu çok dert etmiyor, erken erişimde olmasının doğal bir sonucu olarak kabul ediyorum şu noktada. Bunun hemen peşine ekleyebileceğim ve yine işin hikâye edilişiyle ilgili bir husus da fraksiyonlara ve karakterlere daha fazla derinlik kazandırılması gerekliliği diyebilirim. Her ne kadar görünürde, fraksiyonlar ve karakterler birbirlerinden yeterince ayrışıyorsa da oynanışta bunu daha çok hissettirecek, bir yandan da yeni oyuncuları Dune evrenine daha çok çekebilecek detaylar, işi daha renkli hale getirecektir diye düşünüyorum.

Oyun, teknik anlamda erken erişimde olduğunu çok fazla hissettirmiyor, hatta beklediğimden iyi durumda bir oyun buldum karşımda. Bununla birlikte bazı noktalarda optimizasyon sıkıntıları olduğunu da belirtmem gerek. Zaman zaman FPS düşüşlerine denk gelebiliyorsunuz, 1-2 defa da oyun çöktü. Ama bunları nazar boncuğu olarak değerlendirmek istiyorum, son yıllarda oynadığım tam sürüm olarak çıkmış pek çok oyun bundan daha kötü durumdaydı.

Sonuç olarak; şu aşamada karşımda artısıyla eksisiyle, 20 yıllık arayı kapatmak konusunda umut veren bir oyun bulmaktan dolayı mutluyum. Belki bunca yıllık hasretin, belki nostalji duygularının etkisiyle de böyle hissediyor olabilirim. Lakin Dune: Spice Wars; benim için kitaplarıyla, filmleriyle ve oyunlarıyla muazzam Dune evrenine dönüş için güzel bir bahane sundu. Bundan sonrasını da merakla bekliyorum.

Artılar

  • Bir kez daha o tanıdık Dune havasını solumak güzel
  • Kaynak yönetimi başta olmak üzere stratejik düşünmenizi gerektiren detaylar
  • Görsel yönden de iyi bir iş çıkarılmış

Eksiler

  • Şu aşamada en ciddi eksik senaryo modu
  • Haneler ve karakterler üzerinde daha fazla durulması yerinde olur
  • Bazı optimizasyon sorunları mevcut

Son Karar: Erken erişim olunca doğal olarak eksikleri de bulunuyor, ama bu haliyle bile keyifle oynadığım bir oyun olmayı başardı. İlerisi için umut veriyor.